- 2026'da 14 şirketin borçlanma araçlarında 57 ödeme yapılamadı; yalnızca 1–23 Ekim arasında 9 ihraççı ödemesini yapamadı.
- Ağustos 2026'da konut satışları yıllık %14,7 azaldı. Fiyatlar nominal %23 arttı, reel olarak %6,4 geriledi.
- TCMB 22 Ekim'de politika faizini %37'den %36'ya indirdi; yaklaşık dokuz ay sonraki ilk indirim.
- 2027'nin başında alıcı için bir pencere bekliyoruz; talep tamamlanmış ve ikinci el konutta yoğunlaşacak.
Giriş: Borsa ve altında zor bir hafta
Bu hafta ne borsa ne de altın yatırımcısının yüzünü güldürdü. Piyasalar haftalardır sıkışıyor; yatırımcı hangi kapıyı çalsa beklediği getiriyi bulamıyor.
Bence bu tabloyu yalnızca fiyat hareketleriyle okumak eksik kalır. Asıl mesele güven. Güven sarsıldığında para önce saklanacak yer arar, sonra yeniden çalışacağı yeri seçer. Türkiye'de bu yer tarih boyunca çoğunlukla konut oldu.
Güven sorunu: Fon tasfiyelerinden ödenmeyen bonolara
Fon tasfiyeleriyle başlayan güven sorunu artık borsada ve bono piyasasında da hissediliyor. Özel sektör bonolarında ödenmeyen kuponlar ve anaparalar gündemin merkezine yerleşti.
Rakamlar tabloyu net gösteriyor: MKK duyurularına göre 2026'da 14 şirketin borçlanma araçlarında 57 ödeme yapılamadı. Yılın ilk altı ayında ödeme yapamayan ihraççı sayısı 4 iken, yalnızca 1–23 Ekim arasında 9 ihraççı ödemesini yapamadı. Ekimde listeye 5 yeni isim eklendi.
Bu tablo yatırımcının riske bakışını değiştiriyor. Getiri peşinde koşan para, şimdi önce anaparasını korumayı düşünüyor.
İlk yansıma: Nakit sıkışıklığı ve satıcılı bir piyasa
Bu sıkışmanın gayrimenkule ilk yansıması arz tarafında olacak. Nakit ihtiyacı olan geliştiriciler ve mülk sahipleri ellerindeki konutu daha hızlı ve daha uygun fiyata satışa çıkaracak. Kısa vadede satıcılı bir piyasa bekliyorum.
Veriler bu yönü destekliyor. Ağustos 2026'da konut satışları 127.410 adetle bir yıl öncesine göre %14,7 azaldı; Ocak–Ağustos döneminde düşüş %6,8. TCMB Konut Fiyat Endeksi yıllık %23 nominal artış gösterse de reel olarak %6,4 geriledi. Yani konut fiyatları enflasyonun gerisinde kaldı ve reel olarak zaten ucuzladı.
Aynı dönemde inşaat maliyetleri yıllık %28 arttı. Bu, yeni projelerin fiyatını aşağı çekmeyi zorlaştırıyor; indirim daha çok mevcut stokta ve nakde sıkışan satıcıda görülecek.
Türk yatırımcısının güvenli limanı: Konut
Türk yatırımcısı tarih boyunca konutu güvenli liman olarak gördü. Dönem dönem borsa ve geleneksel altın öne çıktı, ama belirsizlik arttığında tasarruf hep tapuya döndü.
Bugün borsada da altında da beklenen sonuç alınamadı. Bono tarafındaki temerrütler ise sabit getirili araçlara güveni zayıflattı. Bu ortamda yatırımcının çok yakın zamanda yeniden konuta döneceğini düşünüyorum.
Bu dönüşü en güçlü şekilde alt ve orta gelirli vatandaşlarda bekliyorum. Bu kesim için konut hem barınma hem de birikimi korumak demek. Fiyatların reel olarak gerilediği bir dönem, bu talebi piyasaya çekmek için uygun bir zemin.
Doların yönündeki belirsizlik de bu eğilimi güçlendirecek. Konut alıcısı şunu bilir: konut, dolar bazında alım gücünü koruyan bir varlıktır. Son 20 yılda dönem dönem dalgalansa da konut, uzun vadede dolar bazında değerini kaybetmedi. Kurun nereye gideceğinin bilinmediği bir ortamda tasarrufunu korumak isteyen aile için bu, konutu yeniden öne çıkarıyor.
Merkez Bankası'nın adımı da aynı yönü gösteriyor. TCMB 22 Ekim'de politika faizini %37'den %36'ya indirdi; bu, yaklaşık dokuz ay sonraki ilk indirim. Adım küçük olsa da mesajı net: mevduat ve nakitte faiz getirisi ileride düşecek. Bunu gören yatırımcı, parasını uzun vadede değerini koruyacak reel bir varlığa taşımayı düşünmeye başlayacak.
Güven sarsıldığında para önce saklanacak yer arar. Türkiye'de bu yer tarih boyunca çoğunlukla konut oldu.
Yılbaşından sonra: Fiyat düzeltmesi, arz fazlası ve güçlenen talep
Beklentimiz yılbaşından sonra iki aşamalı bir süreç:
- Düzeltme: Nakit sıkışıklığı nedeniyle satışa çıkan konutlar fiyatları aşağı çeker; piyasa bir süre satıcılı kalır.
- Talebin güçlenmesi: Daha makul fiyatlar, borsa ve altından dönen tasarrufu konuta çeker. Ancak piyasadaki arz fazlası fiyatların hızla yukarı fırlamasını engeller.
Bu denge alıcı için iyi bir pencere açıyor: talep güçlenirken fiyatlar kontrollü kalıyor. Doğru mülkü doğru fiyata almak isteyen yatırımcı için 2027'nin ilk yarısı önemli bir dönem olabilir.
Bu talep her konuta eşit dağılmayacak. Fon tasfiyeleri ve ödenmeyen bonolardan sonra alıcı, müteahhit riskini taşımak istemeyecek. Talebin inşaat aşamasındaki projelerde değil, tamamlanmış konutlarda ve ikinci el piyasasında yoğunlaşmasını bekliyorum. "Anahtarı elinde, tapusu hazır" konut, bu dönemin en güçlü talep gören ürünü olacak.
Sonuç: Kriz, doğru alıcı için fırsat
Sıkışan piyasalar kısa vadede gayrimenkulde de satıcılı bir dönem yaratacak. Ancak Türk yatırımcısının güvenli liman refleksi, reel olarak ucuzlamış konutla buluştuğunda talep hızla toparlanabilir.
Bu dönemde başarıyı belirleyecek olan, doğru mülkü doğru fiyattan, inşaat riski taşımadan ve güvenilir bir yapı içinden almak. Profesyonel yönetilen, SPK denetimindeki gayrimenkul yatırım fonları da bu değerlemeyi tek tek mülk almadan yakalamanın bir yolu.
Kaynaklar: Endeks24 (MKK ödenemeyen borçlanma araçları, 24 Ekim 2026) · Fintables (TÜİK ve TCMB konut verileri, Ağustos 2026) · Habertürk (TCMB faiz kararı, 22 Ekim 2026)
Serkan Topaktaş
SPK lisanslı FT Gayrimenkul ve Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi A.Ş.'nin Yönetim Kurulu Başkanı. Gayrimenkul ve girişim sermayesi yatırım fonları yönetiyor.
İlgili yazılar
Kriz mi, Fırsat mı? Alıcı Piyasasında Gayrimenkule Stratejik Bakış →Gayrimenkul Yatırım Fonu (GYF) nedir, nasıl kurulur? →Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu (PGYF) →Fon ile vergi optimizasyonu →Bu bir yatırım önerisi değildir. Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Geçmiş performans gelecekteki sonuçların göstergesi değildir.